
Yapım: 2009 ~ Türkiye
Tür: Dram
Yönetmen: ılksen Basarir
Senaryo: Mert Fırat, ılksen Basarir
Yapımcı: M. Murat şenöy, N. Bunhan Bengi
Müzik: Uğur Akyürek
Filmin Websitesi: www.baskadildeask.com
Süre: 1 saat 38 dk
Gösterim Tarihi: 18 Aralık 2009 (Türkiye)
Fragmanı: Tıklayınız
Oyuncular: Saadet Işıl Aksoy , Mert Fırat , Emre Karayel , Lale Mansur , Timur Acar , Ayten Uncuoğlu , Metin Çoşkun , Şebnem Köstem , Tuğrul Tülek , Tuna Kırlı
Konusu: Onur'un hayatı kürek takımından arkadaşı Vedat'ın doğumgünü partisinde Zeynep'le tanışmasıyla değişir. Kalabalık ve gürültülü bir barda hiç konuşmadan geçen gecenin sonunda Zeynep, Onur'un işitme engelli olduğunu öğrenir. Ama bu durum Zeynep'i Onur'dan uzaklaştırmaz. İşiyle, ailesiyle sorunlar yaşayan Zeynep, yaşadığı çevreyi sorgularken birazda bilmediği bir dünyanın meraklıyla unuttuğu ceketini bahane ederek Onur'u görmeye gider.
Babasının annesini aldattığını öğrendikten sonra bu durumu kabullenemeyip evden ayrılan Zeynep, bir çok iş değiştirdikten sonra çağrı merkezinde çalışmaya başlar ama ağır çalışma şartlarından ve karşılığında kazandığı paradan çok mutsuzdur. Bütün gün telefonda tanımadığı insanlarla konuşmak zorunda kalan Zeynep konuşmadan anlaşabildiği Onur' la huzur bulacağına inanır.
Bu ilişki kendilerini ve hayatı sorgulayan Zeynep ve Onur için bir sınav olacaktır.
Yorumum:
Aşkınız için neler yapabilirsiniz? Mesela başka bir dil öğrenebilir, yıllarca yapmaya çekindiğiniz bir şeyi yapamaya çalışır mısınız,aileleriniz de dahil olmak üzere herkesin yürümez, olmaz diye akıllar verirken sadece aşkın gücüne inanıp aşkınız için mücadele edebilirmisiniz?
Evet, belkide şansızlığı Avatar 'la aynı gün vizyona girmiş olmasıydı. Ancak bu kadar geç izlememeliydim bu güzel filmi. Düşündüm de Avatar 'dan sonra Sherlock Holmes, Yahşi Batı filmlerini izleyip uzaklaşmıştım, o şaşalı olmayıp, her köşeye koca koca afişleri asılmamış olan kaliteli filmlerden. Oysa önümde Sonbahar gibi bir örnek vardı. Hayıflanmayı bir kenara bırakacak olursak, son zamanlarda izlediğin en güzel aşk filmlerinden biriydi. Film sizi aşk mücadelesinin içine alıyor ve sizde kendinizi o mücadelenin içinde buluveriyorsunuz. Bazen tebessüm edip onay veriyor, bazen bu mücadelenin hangi tarafında olmanız gerektiğini düşünüyorsunuz ve düşünürken birazcık utanıyorsunuz. Utanıyorsunuz, çünkü böyle bir durumu kabul edebilir miyim sorusunu kendinize sorduğunuzda hemen cevap veremiyorsunuz. Biran çocuklar gibi mutlu gözleriniz parlıyorken, ardından tiz bir acı düşüveriyor yüreğimize. Bu film bize aşkı, mücadeleyi ve en önemlisi engellilere acımayı değil, saygı duymamız gerektiğini öğretiyor. Mert Fırat'a ayrı bir parantez açmak istiyorum, böyle bir rol ancak bu kadar başarılı oynanabilir. Sadece rolde ki başarısıyla kalmayıp çok uzun bir zamandır, bir çok mesajı içinde barındıran bir senaryoda yer almış.
Allah herkese kapıyı çalıp " Ceketimi burada mı unuttum " deme cesareti versin.
Yorum: Burak DEMİREL










Logged

